|
Hürriyet Kelebek 08.02.2008
Dilek Dallıağ
Görgüsüz Ahmet ekrana dönüyor
“Sevgili Dünürüm”, kısa bir
aradan sonra bu akşam yeni
bölümüyle Star TV'de... Dizide
görgüsüz, parasıyla her şeyi
satın alabileceğine inanan ve
sık sık edebiyat öğretmeni
dünürü Yıldız (Sumru Yavrucuk)
ile çatışan Ahmet'i oynayan
Haluk Bilginer, değişen
formattan memnun... Usta oyuncu
"Sit-com mantığına göre
yazılmaya başlandığı için dizi
artık daha enerjik ve komik.
Eminim yeni bölümlerde seyirci
çok eğlenecek" diyor.
"Sevgili Dünürüm" kısa bir
aradan sonra bu akşam ekranlara
dönüyor. Hayırlı olsun… -
Hani tanıtımlarda hep "Bomba
gibi geliyor" derler ya,
gerçekten de öyle geliyor.
Sadece mekan değiştirdik ve
yerleşik bir mekana geçtik; TEM
Stüdyoları... önceden sürekli
dışarıda çekim yapıyorduk.
Stüdyoya gelmemiz daha iyi oldu.
Sit-com mantığına göre yazılmaya
başlandığı için "Sevgili
Dünürüm" artık daha enerjik ve
eskisinden daha komik...
Amerika'da senaristlerin
greve girmesi hakkında neler
düşünüyorsunuz?
- Telif yasası denen şey
Türkiye'de bir çıkabilse, bizim
yazarlarımız da grev
yapabilecek. Şuan Türkiye'de
yazar ya da oyuncu grev yapmak
istese ne fark eder? İstediği
kadar yapsın, sendika yok.
Güvencesiz bir iş
yapıyorsunuz, öyle mi?
- Evet, güven sıfır...
Kendimizden başka güvencemiz
yok. Ben hasta oldum, bacağım
kırıldı, bitti. Geçmiş olsun...
Oyuncu melekleri gökten inip de
bana para vermiyor. Fark
etmişsinizdir, şu anda sesim
kısık, hastayım mesela... Bu ses
kısıklığı uzun süre devam etse
ya da Allah korusun sesimi
kaybetsem, bittim demektir!
Allah korusun tabii...
- Evet, kendi enstrümanımıza
bakacağız işte. Hasta
olmayacağız, grip olmayacağız,
benim yaptığım gibi sigarayı
bırakacağız.
Sigarayı bırakmanızda baba
olmanızın da etkisi yok mu?
- Asıl o yüzden bıraktım
işte. Çocuk bir numaralı sebep.
"Dünyanın en güzel şeyi çocuk
sahibi olmak" demişsiniz...
- Evet, çünkü gerçekten
öyle... Ölmeden yapılması
gereken şeylerin başında
geliyor. Artık başka hiçbir
şeyin önemi yok benim için,
kızım Nazlı "Baba" diyor ya,
yeter... Çok şey değişti
hayatımda. Önem sırasında bir
numaraya oturdu. Muhteşem bir
şey. Acayip bir enerji, acayip
bir yaşama azmiyle, zevkiyle
doldum.
Evden çıkamıyorum artık.
Az önce güvensizlikten
bahsettik ya, peki kızınız
sanatı seçecek olsa ne dersiniz?
-Yeteneği varsa tabii ki çok
isterim, keşke öyle bir yeteneği
olsa! Ama yeteneği yoksa asla
yapmasın, çünkü çok büyük
hüsrana uğrar.
Ben zaten oyuncu olmak isteyen
genç arkadaşlara da bu tavsiyede
bulunurum, "Herhangi bir başka
işi yaparak eşit derecede mutlu
olacaksanız, gidin öbür işi
yapın, hiç bulaşmayın
oyunculuğa" derim. Ama oyunculuk
dışında sizi başka hiçbir şey
mutlu etmeyecekse, siz zaten
oyuncu olacaksınızdır.
Tutkulu ve belki de sonu
belirsiz bir yolculuk yani...
- Aynen öyle. Oyunculuk
meslek olarak yapılacak bir şey
değil. Oyunculuğun öncelikle bir
hobi olması gerek. Çok çalıştım
vaktiyle ve çalışmanın ne demek
okluğunu iyi biliyorum. Ama
artık çalışmıyorum, zevk aldığım
bir şeyi yapıyorum. Birileri de
bunun için para veriyor.
İnsanların çoğu sevmedikleri
işleri yapıyorlar.
- Aynen öyle. Keşke herkesin
çalışma hayatı böyle olsa,
herkes benim gibi sevdiği işi
yapıp para kazansa ve başka iş
yapmak zorunda kalmasa...
Yeniden "Sevgili Dünürümde
dönersek... Sizin oynadığınız
Ahmet Bey pek bir görgüsüz.
- Karakterim görgüsüz olmakla
kalmıyor ki sadece... Bir örnek
vereyim size, Yıldız'ın (Sumru
Yavrucuk) küçük kızı bana "Sen
çok cahilsin, değil mi?" diyor.
Ben de "Elhamdülillah" diye
Sizin ekip sette çok da
eğleniyor.
- Evet, eminim yeni
bölümlerde seyirci de en az
bizim kadar eğlenecek. Biz çok
gülüyoruz vallahi.
Ahmet gibi bir adamı dışardan
değerlendirdiğinizde nasıl
buluyorsunuz?
- Çok komik. Ben kendimi
seyrederken "Salak" diyorum, o
kadar saçma şeyler yapıyor yani.
Çok şapşal bir şey. Bir de
nereye koyacağını bilemediği çok
parası var. O parayla her şeyi
çözebileceğini zannediyor.
Doğuştan kurnaz adam.
Parasına kavuştu, manavlığı
bıraktı tabii...
- Evet, manavlık falan bitti,
TMSF bütün mal varlığını iade
etti.
450 milyon dolar var. Öyle böyle
bir zenginlik değil.
Dünürle arası nasıl şimdi?
- Yıldız'la aralarında çok ciddi
bir çatışma var. Artık çok
zengin biri ve Yıldız onun
zenginliğinden, görgüsüzlüğünden
çok rahatsız. Ahmet'in de çabası
onu paraya alıştırmak.
Servet düşmanı ve sefalet
düşkünü olarak adlandırıyor
dünürünü.
Bu arada tiyatro oyununuz
devam ediyor, değil mi?
- Evet, Vahide Gördüm ile
birlikte oynadığımız "Evlilikte
Ufak Tefek Cinayetler" çok güzel
gidiyor.
Mayıs ayı için bile yer yok.
Türkiye için çok güzel bir haber
bu. Çok güzel bir oyun.
Sinema projeniz var mı?
- Var. Şu anda kesinleşmiş,
Sumru ile birlikte rol
alacağımız. Mustafa Nuri'nin
yöneteceği bir film var.
Haziran ayında başlıyoruz
çekimlere. Senaryonun şimdiki
adı "Cesaret” ama değişecek
sanırım
Harcamayı bilmedikten
sonra para işe yaramaz
Para bütün kapıları açar ve
her sorunu çözer mi?
- Çözmez tabii ki. Bütün
kapıları da açmaz. Para sadece
bir araçtır. Para ihtiyacı,
insanın yetinmeyi bilmesiyle
orantılıdır.
Siz neyle yetinirseniz, size o
kadar para yeter.
Bir milyon dolarınız olsa ne
yaparsınız diye sorulsa?
- Bunu yıllar önce
sorduklarında "Tiyatro salonu
yapardım" demiştim ve yaptım
işte. Bu yetinmeyle ilgili bir
şey. Onun için de daha çok
paranın, rakamsal değerinden
başka anlamı yok. Parayı
kazanmak değil, harcamasını
bilmek önemli. Parayı herkes
kazanır da herkes harcayamaz.
Bunun için başka bir altyapı,
kültür, başka bir düş gücü
gerekir. Harcamasını bilmedikten
sonra kazandığınız hiçbir şey
işe yaramaz. O kadar milyon
dolarım var, oturuyorum. Otur
otur, ne yapayım!
Şimdi bir kızınız var. Bundan
sonra kazandıklarınız onun
geleceği için mi saklanacak?
- Öyle bir gelecek kaygımız
yok. O kendi de yapar.
önceki sayfa
|